Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Büyük Şafii Fıkhı

MESTLER ÜZERİNE MESHETMEK.. 2

Mest'in Tarifi 2

Mestler  Üzerine  Meshetmenin  Hükmü. 2

Mestler Üzerine Meshetmenin Şartları 2

Mest Üzerine  Mesh'in  Süresi 2

Mesh'in  Süresinin  Başlama   Zamanı 2

Mesh'in   Keyfiyeti 2

Mestler Üzerine Meshetmek. 2

Mesh'i  Bozan  Şeyler 3

Cebair ve Asaib. 3

Cebair ve  Asaib'in  Hükümleri 3

Cebire  Üzerine Mesh'in  Meşru  Olmasının  Delili 3

Cebire ve Esabe Üzerine Yapılan  Meshin Müddeti 3


MESTLER ÜZERİNE MESHETMEK

 

Mest'in Tarifi

 

Mest deriden yapılan, topukları örten bir ayakkabıdır.

 

Mestler  Üzerine  Meshetmenin  Hükmü

 

Mestler üzerine meshetmek bir ruhsattır. Erkekler ve kadınlar için her durumda; yazın, kışın, seferde, hazerde, hastalıkta, sağlıkta mestler üze­rine meshetmek caizdir. Mestler üzerine meshetmek, abdestte yıkanan ayakların yerine geçer. Mestler üzerine meshetmenin caiz olduğunun delili, Hz. Peygamber'in böyle yapmış olmasıdır. Cerir b. Abdullah el-Bücelî şöyle rivayet ediyor: 'Hz. Peygamber'i, küçük abdestten sonra ab-dest alıp mestleri üzerine meshederken gördüm'.[1]

 

Mestler Üzerine Meshetmenin Şartları

 

Mestler üzerine meshetmenin caiz olması için beş şartın olması gere­kir:

1. Mestlerin, abdest alındıktan sonra giyilmesi gerekir.

Mugire b. Şube şöyle anlatıyor: Bir seferde Hz. Peygamberle bera­berdim. I-Iz. Peygamber abdest almak istediğinde mestlerini çıkarmaya davrandım. Fakat Hz. Peygamber şöyle dedi:

Bırak onları! Ben ayaklarım temizken (abdestli iken) onları giydim. "... Daha sonra da Hz. Peygamber mestleri üzerine mesnetti"[2]

2. Mestler, ayakların yıkanması farz olan yerlerini kapatmalıdır. Çünkü yıkanması farz olan yerleri kapatmadıkça onlara mest denmez.

3. Yukarısından hariç, içine su girmeyecek kadar sağlam olmalıdır.

4. Mestler, mukim için 24 saatlik bir yürüyüşe, yolcu için ise 72 saat­lik bir yürüşe dayanacak kadar sağlam olmalıdır.

5. Mestler temiz olmalıdır. Tabaklanmış deriden yapılan mestlere meshetmek caizdir. Murdar olan hayvanın derisinin tabaklanmakla temiz olacağı hükmü yukarıda geçmişti.

 

Mest Üzerine  Mesh'in  Süresi

 

Mest üzerine mesh'in müddeti, mukim için bir gün bir gece, seferi için ise üç gün üç gecedir.

Şureyh b. Hâni şöyle rivayet ediyor: "Hz. Aişe'ye giderek mestler üzerine meshetmeyi sordum, Hz. Aişe bana 'Ali'ye git, bu hususu o benden daha iyi bilir. Çünkü o, Hz. Peygamber ile beraber daha çok sefere çıkmıştır' dedi. Hz. Ali'ye sorduğumda şöyle dedi:

Rasûlullah, seferî için üç gün üç gece, mukim için ise bir gün bir gece vakit tayin etti.[3]

Kim mukim iken mestlerine meshedip sefere çıkarsa bir gün bir gece meshetmeye devam edebilir. Kim seferde iken mesheder ve sonra mukim olursa, mukim bir kimse gibi bir gün bir gece meshedebilir. Çünkü asıl olan ikâmet halidir. Mesh ise ruhsattır. Ruhsatın en kuvvetlisi hangisi ise ona uymak gerekir.

 

Mesh'in  Süresinin  Başlama   Zamanı

 

Meshin süresi abdest tamamen alındıktan ve mestler giyildikten sonra abdestin bozulduğu andan başlar. Kişi sabah namazı için abdest alıp mestlerini giydiğinde ve sonra güneşin doğuş anında abdesti bo­zulduğunda süre başlamış olur ve mukim  için ertesi gün  güneşin doğuşuna kadar bu devam eder.

 

Mesh'in   Keyfiyeti

 

Farz olan, az bir yer olsa dahi mestler üzerine meshetmektir.[4] Parmaklan açarak mestin hem üstünü, hem de altını meshetmek sün-net'tir.. Bu, sağ elin parmaklan açılarak sağ ayağın parmakları üzerine, sol

 

Mestler Üzerine Meshetmek

 

Elin parmakları açılarak sol ayağın topuk altına konularak ve sağ el ar­kaya, sol el öne doğru götürülerek yapılır.

 

Mesh'i  Bozan  Şeyler

 

Mesh'i üç şey bozar:

1. Mestlerden birinin veya ikisinin çıkarılması, mestlerden birinin veya ikisinin kendiliğinden ayaktan çıkması.

2. Mesh müddetinin sona ermesi. Mesh müddeti bittiği zaman, mest üzerindeki mesh bozulur. Eğer kişi abdestli ise mestleri çıkarıp ayaklarını yıkar ve tekrar mestleri giyebilir. Eğer abdestsiz ise abdest alır, isterse mestleri tekrar giyebilir.

3. Guslü gerektiren bir durum olursa, bu, meshi bozar. Bu durumda mestler çıkarılmalı, sonra kişi yıkanmalı ve sonra mestler giyilmelidir. Çünkü  mestler  üzerindeki  mesh,   abdestte  ayakların  yıkanmasının karşılığıdır. Bu nedenle guslederken mestleri çıkarmak gerekir.

Saffan b. Assal şöyle rivayet ediyor:

Yolculukta olduğumuz zaman Hz. Peygamber bize, mestlerimize üç gün meshetmeye izin veriyordu. Üç gün boyunca -cünüp olduğumuz zamanlar müstesna- ne küçük, ne büyük abdest yapar­ken ve ne de uyurken mestlerimizi çıkarıyorduk.[5]

Çünkü cünüplük bedenin tümünü yıkamayı gerektiren bir durumdur. Nitekim bu husus ileride gelecektir.

 

Cebair ve Asaib

 

Cebair kelimesi cebire kelimesinin çoğuludur. Cebire, yaralı bir azanın üzerine sarılan sargı bezi veya bu azanın üzerine konan ilaç de­mektir.

Asaib kelimesi esabe kelimesinin çoğulu olup, yara üzerine, iyileşinceye kadar onu kirden ve pislikten koruması için sarılan sargıdır, islâm kolaylık dini olduğundan ötürü hayatın bu yönlerini de gözetmiş; ibadetleri eda etmekle, insanın selametini korumak arasında uygunluk meydana getirecek hükümler koymuştur.

 

Cebair ve  Asaib'in  Hükümleri

 

Bir yeri yaralanan veya kırılan insan, yara ve kırığı bazen sarmak zo­runda kalır, bazen de kalmaz. Eğer sarmak durumunda kalırsa üç şeyi yapması gerekir:

1. Yaralanan veya kırılan azanın sağlam olan kısmını yıkamalıdır.

2. Cebire veya esabe'nin üzerini meshetmelidir.

3. Yaralanan veya kırılan azanın yıkama sırası geldiğinde, abdest ye­rine teyemmüm almalıdır.

Eğer yarayı veya kırığı sarmaya gerek yoksa, yıkama imkânı da bu­lunmuyorsa, sağlam olan yeri yıkamak, yaralı olan yeri de teyemmüm etmek vacibdir. Abdesti bozulmasa bile kişi her namaz kılacağı zaman bu teyemmümü tekrarlamalıdır. (Çünkü teyemmümle sadece bir farz namaz kılınabilir). Abdest bozulmadıkça, yaralı veya kırık azayı teyemmüm ederken diğer azaların tekrar yıkanması gerekmez.

 

Cebire  Üzerine Mesh'in  Meşru  Olmasının  Delili

 

Cabir b. Abdullah'ın şu rivayeti cebireler üzerine meshetmenin meşruiyetine açıkça delâlet eder: Bir seferde bizden birine taş isabet etti ve başını yardı. Sonra aynı kişi ihtilam oldu. Arkadaşlarına 'Bu durumda teyemmüm etmeme ruhsat var mı?' diye sordu. Onlar 'Senin için ruhsat olduğunu bilmiyoruz. Sen su kullanmaya muktedirsin' dediler. Bunun üzerine o da yıkandı ve bundan ötürü de öldü. Döndüğümüzde bu du­rum Hz. Peygamber'e haber verilince, Hz. Peygamber şöyle dedi:

Onu öldürdüler, Allah onları kahretsin! Biliniyorlarsa neden sormu­yorlar? Bilgisizliğin ilacı sormaktır. Onun teyemmüm etmesi, yarasını bir bezle bağlayıp bez üzerine meshetmesi yeterliydi. Bedenin kalan yerlerini de yıkardı.[6]

 

Cebire ve Esabe Üzerine Yapılan  Meshin Müddeti

 

Cebire ve esabe üzerine yapılan meshin belli bir müddeti yoktur. Özür  mevcut  olduğu   müddetçe  her  abdest  alışta   onların  üzerine meshedilebilir. Özür ortadan kalktıktan, yara veya kırık iyileştikten sonra onların üzerine meshedilmez.  Yara veya kırığın üzerindeki sargıyı kaldırıp yerini yıkamak vacib olur. Kişi abdestliyken yarası iyileşip meshi bozulursa, meshedilen ve ondan sonra gelen abdest azalarını ikinci kez meshetmek veya yıkamak vacibdir. İster küçük, ister büyük hadesten ta­haret olsun (abdest veya gusülde) cebireler üzerindeki hüküm aynıdır. Ancak mesh, büyük hadesten ötürü bozulursa, sadece esabe veya ce-bire'nin yerini yıkamak vacib olur. Bedenin diğer kısımlarını yıkamak şart değildir.

Yara veya kırık üzerine sargı saran kimsenin üç durumda namazı kaza etmesi vacibdir:

1. Abdestsiz veya cünübken sarılan ve çözülmesi mümkün olmayan sargılardan ötürü namazı kaza etmek vacibdir.

2. Sargı teyemmüm azalarında (kollarda ve yüzde) olursa, yine na­mazı kaza etmek gerekir.

3.  Sargı, yaranın haricinde kalan sağlam kısmı da kapatıyorsa, namazı kaza etmek gerekir.

 



[1] Buharî/1478; Müslim/272

[2] Buharî/203; Müslim/274

[3] Müslim/276 ve başka muhaddisler

[4] Hz.  Ali  şöyle  demiştir:   'Eğer  din  rey  ile  olsaydı,   mest'in   altını  değil,  üstünü meshederdik. Oysa ben Hz. Peygamber'i, mestlerinin üzerine meshederken gördüm'. (Ebu Dâvud/162)  

[5] Tirmizî/96; Neseî, 1/83

[6] Ebu Dâvud/336.

Online Bağış
Haftanın Hutbesi
19.06.2020 Halis Niyet Ve Samimiyet
12.06.2020 Müstakim Ol, Emin Ol Her Tasadan!
05.06.2020 Ahirete İnanan Mümin
29.05.2020 Hamdolsun Rabbimize
22.05.2020 Bir Ömrü Ramazan Gibi Yaşamak
15.05.2020 Kur’an’la Yaşamak
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazuzsalihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum - Üye Ol
Sayfa oluşturulma süresi: 0.04 saniye 9,656,413 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2020