Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Rahmet Ayı Ramazan

On bir ayın sultanı Ramazan ayına kavuşmuş bulunuyoruz. Allah’a ne kadar şükretsek azdır. Evlerimize, mahallemize, şehrimize; manevi dünyamızın sultanı geliyor.

Allahım Recep ve Şaban aylarını Mubarek eyle ve bizleri Ramazan’a kavuştur dualarımızla bu güne kadar geldik. Bereketlenen iki ayın arkasından duamız Ramazan kavuşmak ve onun  rahmetiyle affedilmemizdir.

Peki hazır mıyız yine şevkle heyecanla onu bize misafir eden yüce Rabbimize el açmaya, onun sağlam kulpuna tutunmaya, arınmak için istiğfarlarda bulunmaya, bir dahaki seneye kavuşup kavuşmayacağımızı dahi bilmeden son Ramazanımız gibi bu Ramazan’ı geçirmeye?

 Hazır mıyız gündüzünde oruçlu gecesinde namazlı ve niyazlı halde kâinatla beraber rabbimizi zikir etmek için tesbihat halinde bulunmaya?

Hazır mıyız manevi hastalıklarımızı görüp tedavi etmek üzere ramazan mektebine kayıt olmaya? Ramazan okulunda öğrenci olmaya ve adım adım madden ve manen inkşaf etmeye.

Hazır mıyız, Hira dağında Hz.Cebrail’den aldığı vahiyle insanlığa Kur’ân’ı tebliğ eden Hz. Peygamber’in izinden gitmeye? 

Değerli Kardeşlerim!

Önümüzdeki hafta çarşambayı perşembeye bağlayan gece ilk teravihlerimizi kılacağız ve Perşembe günü ilk oruçlarımı tutacağız. Peygamber Efendimiz her ramazanda okuduğumuz bir hadiste şöyle buyuruyor


مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً واحْتِساباً ، غُفِرَ لَهُ ما تَقَدَّمَ مِنْ ذنْبِهِ

"Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."! Bu müjdeye nail olmanın en önemli yolu içerisinde bulunmuş olduğumuz ayın faziletini kavramak olacaktır.

Kur’ân-ı Kerim’de orucun farziyeti ile ilgili yüce rabbimiz şöyle buyuruor:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْلَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ {183}

Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz[1].

Ramazan ayının çok kıymetli olması Yaratanımızın kendisine kıymet vermesiyledir. Bu ayda İnsanlığa son ilahi kitap indirilmeye başlanmıştır. Yaratanımızın Ramazan ayına verdiği kıymetin göstergesi olarak şu ayet-i kerimeyi yeniden hatırlayalım. Kuran-ı Kerim’de Ramazan ayı için şöyle buyrulmaktadır. 

شَهْرُرَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِوَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَفَلْيَصُمْهُ

Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.[2]

Bütün bu ayetler Ramazan ayının diğer aylardan ayrıcalıklı olduğunu açıkça ifade etmektedir. Çünkü:

Ramazan oruç ayıdır

Ramazan Kur’an ayıdır

Ramazan takva ayıdır

Ramazan arınma ayıdır.

Ramazan, şükür ayıdır.

Ramazan tevbe ayıdır.

Ramazan bin aydan hayırlı kadir gecesini içinde saklayan ve onu aramak için itikafların yapıldığı tefekkür ve taabbüd ayıdır.

Fahr-i Kâinat Efendimiz Medine’ye hicret edeli henüz iki yıl olmuştu. İslam’ın on beşinci yılıydı. Âye tâyet, sûre sûre Kur’ân inmeye devam ederken, Yüce Mevlâmız az önce okuduğumuz ayetleri indirmişti.

Ertesi yıl Ramazan ayı yaklaşınca, sevgili Peygamberimiz (sav) Medine Mescidi’nin minberine çıkarak ümmetine şöyle seslendi:

شهرٍ، ألفِ مِن خيرٌ ليلةٌ فِيهِ شهرٌ مُباركٌ،شهرٌ عظِيمٌ،شهرٌ أظلّكُم قد  إِنّهُ

جَعَلَ اللهُ صيامَهُ فَرِيضَةً ، وَقِيَامَ لَيْلَهُ تَطَوُّعًا، من تقرب فيه بخصلة من الخير ، كان كمن أدى فريضة فيما سواه ، ومن أدى فيه فريضة كان كمن أدى سبعين فريضة فيما سواه ، وهو شهر الصبر ، والصبر ثوابه الجنة ، وشهر المواساة ، وشهر يزداد فيه رزق المؤمن ، من فطر فيه صائما كان مغفرة لذنوبه وعتق رقبته من النار ، وكان له مثل أجره من غير أن ينتقص من أجره شيء » ، قالوا : ليس كلنا نجد ما يفطر الصائم ، فقال : « يعطي الله هذا الثواب من فطر صائما على تمرة ، أو شربة ماء ، أو مذقة لبن ، وهو شهر أوله رحمة ، وأوسطه مغفرة ، وآخره عتق من النار ، من خفف عن مملوكه غفر الله له ، وأعتقه من النار ، واستكثروا فيه من أربع خصال (1) : خصلتين (2) ترضون بهما ربكم ، وخصلتين لا غنى بكم عنهما ، فأما الخصلتان اللتان ترضون بهما ربكم : فشهادة أن لا إله إلا الله ، وتستغفرونه ، وأما اللتان لا غنى بكم عنهما : فتسألون الله الجنة ، وتعوذون به من النار ، ومن أشبع فيه صائما سقاه الله من حوضي شربة لا يظمأ حتى يدخل الجنة »

“Ey insanlar! İçerisinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin bulunduğu, büyük ve bereketli bir ayın gölgesi üzerimize düştü. Allah, Ramazan ayının gündüzlerinde oruç tutmayı farz kılmış, gecelerini de ibadetlerle ihya etmeyi tavsiye etmiştir.

Bu ay sabır ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir.

Bu ay, ihsan, yardım ve eşitlik ayıdır

Bu ay kendisinde Mü’minin rızkının arttığı bir aydır.

Her kim, onda bir oruçluyu iftar ettirirse, günahları mağfiret ve kendisinin cehennemden kurtulmasına vesile olur ve oruçlunun mükâfatından bir şey eksiltilmeksizin, iftar ettirene de onun bir misli verilir.

- Ya Resûlallah! Hepimiz, oruçluya iftar ettirecek bir şey bulamayız ki..dediler. Bunun üzerine Resûlullah (S.A.V) Efendimiz şöyle buyurdu:

“Allah Teâlâ; bir hurma, bir yudum su veya süt ile oruçluyu iftar ettirene de bu sevabı verir.” daha sonra hutbesine şöyle devam etti:

“Ramazan ayının evveli rahmet, ortası günahlardan arınma ve sonu da cehennem ateşinden kurtuluştur. Emri altında çalışanlara merhametli davrananları, Allah da bağışlar ve cehennemden âzâd eder.

O halde, onda dört şeyi çokça yapınız. Bunların ikisiyle Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisine de mutlaka muhtaçsınız. Rabbinizi kendisiyle razı edeceğiniz iki şey: La ilahe illallah kelime-i tevhidini söylemeniz ve O’na istiğfar etmenizdir. Mutlaka onlarsız duramayacağınız diğer ikisi ise: Allah Teâlâ’dan cennet isteyip cehennemden ona sığınmanızdır.

O ayda her kim, bir oruçluyu doyurursa; Allah Teâlâ da ona, benim Kevser havzımdan öyle bir içirir ki, cennete girinceye kadar bir daha susamaz[3]

Ramazan oruç ayıdır

قال رسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ لَهُ إِلَّا الصِّيَامَ فَإِنَّهُ لِي وَأَنَا أَجْزِي بِهِ وَالصِّيَامُ جُنَّةٌ فَإِذَا كَانَ يَوْمُ صَوْمِ أَحَدِكُمْ فَلَا يَرْفُثْ يَوْمَئِذٍ وَلَا يَسْخَبْ فَإِنْ سَابَّهُ أَحَدٌ أَوْ قَاتَلَهُ فَلْيَقُلْ إِنِّي امْرُؤٌ صَائِمٌ وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لَخُلُوفُ فَمِ الصَّائِمِ أَطْيَبُ عِنْدَ اللَّهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ رِيحِ الْمِسْكِ وَلِلصَّائِمِ فَرْحَتَانِ يَفْرَحُهُمَا إِذَا أَفْطَرَ فَرِحَ بِفِطْرِهِ وَإِذَا لَقِيَ رَبَّهُ فَرِحَ بِصَوْمِهِ.

Resûlullahsallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Aziz ve celîl olan Allah "İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim" buyurmuştur. Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin. Muhammed'in canı kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır."[4]

Müslim'in bir rivayetine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

وفي رواية لمسلم : « كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ يُضَاعَفُ الْحَسَنَةُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا إِلَى سَبْعمِائَة ضِعْفٍ قَالَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ إِلَّا الصَّوْمَ فَإِنَّهُ لِي وَأَنَا أَجْزِي بِهِ يَدَعُ شَهْوَتَهُ وَطَعَامَهُ مِنْ أَجْلِي لِلصَّائِمِ فَرْحَتَانِ فَرْحَةٌ عِنْدَ فِطْرِهِ وَفَرْحَةٌ عِنْدَ لِقَاءِ رَبِّهِ وَلَخُلُوفُ فِيهِ أَطْيَبُ عِنْدَ اللَّهِ مِنْ رِيحِ الْمِسْكِ

"İnsanın her ameline kat kat sevap verilir. Bir iyilik, on mislinden yedi yüz misline kadar katlanır. Allah Teâlâ, "Ama oruç başka. O benim içindir, mükâfatını da ben veririm. Oruçlu, şehvetini ve yemesini benim için bırakır" buyurmuştur. [5]

Hadisimizde, oruçlu ile ilgili bir tesbit, bir tavır, bir vâkıa ve bir de müjdeye dikkat çekilmektedir. Söz konusu tavır kimseye kötü söz söylememek ve çatmamak,  kendisine çatan, kötü söz söyleyen olursa, ona  da nazikçe  "lutfen bana ilişmeyin, ben oruçluyum" diyerek, kendisini oruç kalkanıyla korumasıdır. Çünkü oruç, oruçlu için dünyada günahlara, âhirette cehennem azâbına karşı koruyucu kalkan konumundadır.

 Vâkıa ise şöyle ifade edilebilir: Oruç tutan kişide özellikle uzun yaz günlerinde  açlıktan ileri gelen bir ağız kokusu oluşur. Bu koku, Allah katında, insanlarca en güzel koku diye bilinen miskten daha güzeldir. Ancak bu gerçek, hiçbir zaman o ağız kokusunun misvak veya fırça kullanmak suretiyle giderilmesine mâni değildir. Orucun fazileti, yüce Rabbimiz'in onu kendisine izâfetle "Benim içindir" buyurması ve "Mükâfatı da bana aittir" diyerek sonsuz lutuf ve kerem kapısını oruçluya açmış olmasından ileri gelmektedir. Böyle bir teşrif ve iltifat her şeyin üstündedir. Bu da hadisimizdeki müjdeyi oluşturmaktadır.

Ramazan ayında rahmet kapıları sonuna kadar açılır:

Cenab-ı Hak bu ayda rahmet kapılarını sonuna kadar açarak ve kişinin manevi hayatı için olumsuz faaliyetlerde bulunan şeytani güçlerin faaliyetlerini kısıtlayarak Müslüman’a manevi hayatını gözden geçirebilmesi için büyük bir fırsat sunmaktadır.

أَنَّ رسولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قالَ : « إِذَا جَاءَ رَمَضَانُ فُتِّحَتْ أَبْوَابُ الْجَنَّةِ وَغُلِّقَتْ أَبْوَابُ النَّارِ وَصُفِّدَتْ الشَّيَاطِينُ ».

Resûlullahsallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:"Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır."

Hadis-i Şerifte geçen Cennet kapılarının açılması cehennem kapılarının kapanması ve şeytanların kösteklenmesi ifadelerinin zahiri anlamlarından daha ziyade mecâzi anlamları ön plana çıkmaktadır. Buna göre hadis-i şerif, Ramazanda Cenab-ı Hakkın af ve mağfiretinin çokluğunu, işlenen güzel amellere ve hayırlara bol sevap ihsan etmesini, şeytani güçlerin saptırma ve iğvalarının kısıtlanmasını ifade eder. İşlenen salih ameller, yapılan ibadet ve taatlar ve hayırlı faaliyetler öylesine yaygınlaşır ki, bu tablonun ortaya çıkardığı rahmet ortamında Şeytani güçlerin faaliyetlerinde önemli bir daralma meydana gelir.[6]Hadisin bir rivayetinde[7] ‘Cennet kapıları açılır’ ifadesi yerine “Rahmet kapıları açılır” ifadesinin kullanılması, hadiste mecazi anlamın kastedildiğine delil teşkil etmektedir.

Oruç Kimlere Farzdır 

Oruç, ergenlik çağına gelmiş, akıllı, Müslüman erkek ve kadınlara farzdır. Ancak oruç kendilerine farz olanlardan hasta olanlar ile yolcu olanlar, oruç tutmayabilirler. Hasta olanlar iyileştiklerinde, yolcu olanlar da evlerine döndüklerinde, yedikleri günlerin sayısı kadar oruç tutar, kaza ederler. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de

وَمَن كَانَ مَرِيضاً أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْأَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُالْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُواْ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ اللّهَ عَلَى مَاهَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir."[8] buyurulmuştur.

      Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan veya iyileşmesi mümkün olmayan hastalar da oruç tutmazlar, yedikleri hergün için yoksula bir fidye verirler. Fidye vermeye ekonomik durumları müsait olmayanlar Allah'tan af ve mağfiret dilerler. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: "Oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere (Her gün için) yoksulu doyuracak fidye gerekir."[9]buyurulmaktadır. Bu yılkı bir bir günlük fidye miktarı 11,5 liradır.

Oruç, aslında tam bir imsaktir.

 Yani yemeden içmeden, cinsel isteklerinden nefsi tutmak demektir. Bunun yanında ağzını yalan konuşmaktan, kötü söz söylemekten, dedikodu yapmaktan alıkoymak, başkalarına sataşmaktan ve zarar vermekten diğer organlarını da çekmek bu imsak kavramının tabii bir uzantısıdır. Oruçtan beklenen sonucun alınabilmesi için bu noktalara titizlik gösterilmesi gerekmektedir.

قالَ رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « إِذَا كَانَ يَوْمُ صَوْمِ أَحَدِكُمْ فَلَا يَرْفُثْ وَلَا يَجْهَلْ وَلَا يُؤْذِي أَحَدًا فَإِنْ جَهِلَ عَلَيْهِ أَحَدٌ أَوْ آذَاهُ فَلْيَقُلْ إِنِّي صَائِمٌ

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Hiçbiriniz, oruçlu olduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri kendisine söver veya çatarsa, ‘ben oruçluyum desin’[10]

Konu ile ilgili olarak başka bir hadis şu şekildedir:

قال النبيُّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ وَالْعَمَلَ بِهِ فَلَيْسَ لِلَّهِ حَاجَةٌ فِي أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ »

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:"Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terketmezse,  Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez."[11]

Ramazan Ayı Ruhun yıllık revizyonudur:

Böyle bir mevsimi iyi değerlendirerek ve Ramazan ayında bize yöneltilen arınma ve istikamet kazanma çağrısına kulak vererek manevi hayatımızı iyi bir gözden geçirmeliyiz. Tıpkı vücudun zaman zaman top yekûn muayeneden geçirilmesi gibi manevi dünyamızıda gözden geçirmeliyiz.

Ruhumuzu İslam’ın güzellikleriyle ne derece süsleyebildik?

Bir Müslüman olarak İslam’ı ne derece özümseyebildik?

 İslam ahlakını ne kadar hayata geçirebildik?

Ailemiz ve çocuklarımız için üzerimize düşen görevleri yapabildik mi?

Ahiret yolculuğu için ne kadar hazırlıklıyız?

Bugüne kadar bir insan ve bir Müslüman olarak ne gibi hayırlı işler yapabildik?

gibi sorularla bir nefis muhasebesi yapmalı, eksikliklerimizi, kusurlarımızı ve açıklarımızı Ramazan ayı vesilesi ile tamir etmeye ve düzeltmeye çalışmalıyız. Ruhumuzun adeta yıllık revizyonunu yapmalıyız. Ramazanın bir rahmet ve mağfiret mevsimi olmasından yararlanarak bu ayda yoğunlaşan ibadet hayatının desteğiyle namaz, oruç, zekat, teravih, infak, sadaka-i fıtır gibi hayırlarla ruhumuzu arındırabilmenin yollarını aramalı, bunun üzerine yoğunlaşmalıyız

Ramazan-ı şerifiniz hayırlı olsun. Yüce Rabbim yapacağımız ibadetleri kabul eylesin.

                                                                                                            

İbrahim SAĞLAM

Uzman Vaiz



[1]Bakara sûresi (2), 183

[2]Bakara sûresi (2), 185

[3]İbn Huzeyme, Sahîh, III, 191 (h. no: 1887); Beyhakî, Şu’abu’l-Îmân, V, 223 (h. no: 3336).

[4]Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163

[5] Müslim, Sıyâm 164

[6]Bak: AhmedDavudoğlu, Sahih-i Müslüm Terceme ve Şerhi, Sönmez neşriyat, VI/8

[7]Müslim, Sıyam 2

[8]  Bakara, 184. 

[9] Bakara, 184. 

[10]Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163. Ayrıca bk. Nesâî, Sıyâm 42

[11]Buhârî, Savm 8, Edeb 51. Ayrıca bk. EbûDâvûd, Savm 25; Tirmizî, Savm 16; İbniMâce, Sıyâm 21

YAZAR: Kadir Hatipoglu - Haziran 11 2015 15:56:08 · Adobe Reader Belgesi · Microsoft Word Belgesi · Yazdır
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Hediyen Dünyanın En Güzel Hediyesi Olsun
Haftanın Hutbesi
27.08.2021 Allah’ın Yardım Ettiğine Mağlubiyet Yoktur
20.08.2021 Müslüman İşini Sağlam ve Güzel Yapar
13.08.2021 Kerbelâ’yı İbret Nazarıyla Okuyalım
06.08.2021 Zorluklar Birlikte Aşılır
30,07,2021_Afetlere Karşı Sorumluluğumuzun İdrakinde Olalım
30 Temmuz 2021 Müslüman İşini Sağlam ve Güzel Yapar
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazuzsalihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Uydurma Hadisler
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum -
Sayfa oluşturulma süresi: 0.04 saniye 11,086,951 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2021