Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Dinde Ayrılığa Düşmeyiniz

                                                                      Vaaz Resimleri: w.jpg

Dinde Ayrılığa Düşmeyiniz

اِنَّ هَذِهِ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَاَنَا رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ

"Şüphesiz bu (İslam), tek ümmet (din) olarak sizin ümmetiniz (dininiz)dir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.” (Enbiya, 21/92)

وَتَقَطَّعُوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ كُلٌّ اِلَيْنَا رَاجِعُونَ

“(İnsanlar) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Hepsi de ancak bize dönecekler." (Enbiya, 21/93)

Hz. Âdem’den son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s)’e varıncaya kadar bütün nebi ve resullerin tebliğ ettiği dinin genel adı İslam’dır.

اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللهِ اْلاِسْلاَمُ

 “Şüphesiz Allah katında din İslam’dır...” (Âl-i İmran, 3/19) ayeti bu gerçeği bize ifade etmektedir. Allah Teala tarafından gönderilen tüm peygamberlerin temel hedefi, tevhid ilkesini önce gönüllere daha sonra da kardeşlik ve birlik şuuruyla içinde yaşadıkları topluma yerleştirmek olmuştur.

Müfessirlerin bazıları izahını yaptığımız ayette geçen “ümmet” kelimesinin “din” anlamına geldiğini söylerken, bir kısmı ise ilâhî dinlerin tamamının İslam olduğu inancından hareketle buradaki “ümmet” kelimesini “tek bir din topluluğu” olarak yorumlamışlardır. Bu ayetlerin de yer aldığı Enbiya sûresinde farklı zamanlarda ve farklı bölgelerde Allah’ın dinini tebliğ için gelmiş peygamberlerin bir kısmına değinilmiştir. Bunların tebliğ ettiği dinin, Allah’ın birliğini, eşsiz ve yüce oluşu, tevhid ilkesine dayanan tek bir din, ibadete layık yegâne varlığın da kendisi olduğu gerçeği bildirilmiştir. Fakat ayetten de anlaşıldığı gibi, zaman içinde insanlar, dinleri hakkında ihtilafa düşmüş, kendilerine gönderilen elçilere karşı gelmiş ve tevhid akidesinden uzaklaşmışlardır.

Yüce Rabbimiz, bu parçalanmış ve bölünmüşlükten hoşlanmadığına işaret ettikten sonra ayetin devamında;

كُلٌّ اِلَيْنَا رَاجِعُونَ

 “Hepsi de ancak bize dönecekler” demektedir. İnsanlık başlangıç itibariyle Allah’tan gelmiş, sonuç olarak da O’na döneceğine göre

اِنَّا لِلَّهِ وَاِنَّآ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ

“Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” (Bakara, 2/156), bu anlayış içinde tevhid inancını yaşayıp, yaşatmaya çabalaması gerekir.

Tevhid ilkesi bir taraftan, Allah’ın birliğini içerirken diğer yandan Allah’a inananların birliğini gerektirir. Yüce Allah biz insanları farklı kavim ve kabileler şeklinde yaratmasının hikmetini, birbirimizle tanışıp kaynaşma/teârüf olarak açıklamış, renk, dil, ırk vb. farklılıkların birer ayet olduğunu belirtmiştir. Nitekim bu husus Kur’an’da şu şekilde ifade edilmiştir:

يَآاَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثَى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَآئِلَ لِتَعاَرَفُوآ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللهِ اَتْقَيكُمْ اِنَّ اللهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ

“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, Ona karşı gelmekten en çok sakınanızdır..(Hucurât, 49/13) Bu ayet, yaratılış itibariyle tüm insanların bir anne ve babadan meydana geldiği gerçeğini bizlere ilan etmekte ve üstünlük ölçüsünün takva olduğunu belirtmektedir.

Fizîkî, sosyal, iktisadi, kültürel vb. açıdan farklılıklara sahip olan insanların bunları birer zenginliğe dönüştürmesi, inanç açısından ise “tevhid” kimliğinde/ilkesinde birleşmesi, Kur’an’ın gerçekleştirilmesini istediği hedeflerdendir. Nitekim yüce Rabbimiz hem;

يَآاَيُّهَا الَّذِينَ اَمَنُوا ادْخُلُوا فِى السِّلْمِ كَآفَّةً وَلاَ تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌ

“Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslâm’a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.” (Bakara, 2/208) buyurmakta, hem de Resûlullah Efendimizden diğer din mensuplarına;

قُلْ يَآاَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلَى كَلِمَةٍ سَوَآءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلاَّ نَعْبُدَ اِلاَّ اللهَ وَلاَ نُشْرِكَ بِهِ شَيْئًا وَلاَ يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللهِ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ

“De ki: ‘Ey Kitap Ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilah edinmesin.’ Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: ‘Şahit olun, biz Müslümanlarız.’” (Âl-i İmran, 3/64) çağrısını yapmasını istemektedir.

Tevhid dini olan İslam, ortaya koyduğu temel prensiplerle daima birleştirici, bü-tünleştirici olmayı şiar edinmiş, mensuplarının bir araya gelmesini temin edecek “Kardeşlik” gibi kuvvetli bir vasıtayı ortaya koymuştur. Nitekim Kur’an’da;

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ

“Mü-minler ancak kardeştirler...” (Hucurât, 49/10) buyurulmuş,

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللهِ جَمِيعاً وَلاَ تَفَرَّقُوا

“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin...” (Âl-i İmran, 3/103) ayetiyle de, toplumda huzur ve barışı bozan her türlü tefrika ve bölücülükten sakınmamız gerektiği bildirilmiştir.

Biz, yeryüzü evinin sakinleri, bizden önceki hemcinslerimizin gerçekleştiremediğini hayata geçirmek ve Rabbimizin bize yüklediği sorumluluğu yerine getirmek zorundayız. Bu ayetler bize, aralarında birlik kurup, sulh ve barışı, hoşgörü içinde insan onuruna yakışır şekilde yaşamayı gerçekleştirememiş olanları anlatırken, zımnen bizim böyle bir parçalanmanın müsebbibi olmamamız uyarısında bulunmaktadır.

 

Dr. Faruk GÖRGÜLÜ

YAZAR: Kadir Hatipoglu - Aralık 14 2020 09:10:38 · Adobe Reader Belgesi · Microsoft Word Belgesi · Yazdır
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Hediyen Dünyanın En Güzel Hediyesi Olsun
Haftanın Hutbesi
10.06.2022 Bir Yuva Kuralım
03.06.2022 Çevreye Vefa Müminin Şiarıdır
27.05.2022 Allah’ın Kitabına Ve Peygamberinin Sünnetine Bağlılık
20.05.2022 Dijital Dünyada Değerleriyle Aile Olmak
13.05.2022 İş Ve Çalışma Ahlakı
06.05.2022 Şükür Sana Ey Şekûr
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazüs Salihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Uydurma Hadisler
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum -
Sayfa oluşturulma süresi: 0.05 saniye 12,045,036 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2022