Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Kur'an'dan Öğütler
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk,Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kur'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Hz. Davud (A.S)'A Verilen Mülk Ve Saltanat

Hz. Davud (A.S)'A Verilen Mülk Ve Saltanat                       Vaaz Resimleri: w.jpg

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

 

اِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِىِّ وَاْلاِشْرَاقِ

"Kendisiyle birlikte sabah akşam tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd'un emrine verdik.” (Sâd, 38/18)

وَالطَّيْرَ مَحْشُورَةً كُلٌّ لَهُ اَوَّابٌ

“Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.” (Sâd, 38/19)

وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَاَتَيْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ

“Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik." (Sâd, 38/20)

Yüce kitabımız Kur’an’da adı çokça zikredilen peygamberlerden biri de Hz. Dâvûd (a.s)’dur. İsmi, Kur’anı Kerim’de on altı yerde geçmektedir. İsrailoğullarına gönderilen Hz. Dâvûd, hem peygamber, hem de bir hükümdar idi. Hz. Süleyman’ın babasıdır. Kudüs’te doğmuş, orada yaşamış ve yine orada vefat etmiştir. Dört büyük kitaptan biri olan Zebur kendisine gönderilmiştir.

Hz. Musa’dan sonra azgınlaşan İsrailoğulları, Tevrat’ın hükümlerini değiştirmişler, peygamberlerini dinlememişler ve ahlakları tamamen bozulmuştu. Bunun üzerine yüce Allah, Amâlika kavmi hükümdarı Câlût’u, İsrailoğullarına bela olarak gönderdi. Câlût, İsrailoğullarını vatanlarından sürüp çıkardı, büyük katliamlar yaptı.

Bütün peygamberler gibi Hz. Dâvûd da insanları Allah’ın dinine davet etti ve adaletle hükmetti. Kudüs’ü başkent yaptı ve “Mescidi Aksâ” adıyla Kur’anı Kerim’de bildirilen büyük bir mescidin inşasını başlattı. Mescidin yapılıp bitirilmesi işini oğlu Süleyman (a.s)’a vasiyet ederek, yüz yaşında vefat etti.

Hz. Davud’a verilen üstünlüklerden bir kısmı Kur’an’da zikredilmiştir. O, her şeyden önce bir peygamber idi. Aynı zamanda kendisine saltanat da verilmişti:

وَاَتَاهُ اللهُ الْمُلْكَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُ مِمَّا يَشَآءُ

 “...Allah ona (Davud’a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti...” (Bakara, 2/251)

Rivayete göre, Amâlika ordularının başında Câlût bulunuyordu. Tâlût’un ordusunda ise Dâvûd (a.s) vardı. Hz. Dâvûd, daha küçük yaşta bir delikanlı iken, hak davanın amansız düşmanı, zorba ve güçlü ordulara sahip olan Câlût ile yaptığı mücadeleyi kazandı ve bu savaşta Câlût’u sapan taşıyla öldürdü (M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, II/184). Zalim hükümdar Câlût’un daha önce gaspettiği bir sandık vardı. İsrailoğulları tarafından kutsal kabul edilen bu sandıkta (Tâbût) Hz. Musa ile Hz. Harun ailesinin mirası bulunmaktaydı. Bu savaşta Hz. Dâvûd, söz konusu sandığı Câlût’un elinden kurtardı ve İsrailoğullarına geri iade etti

وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اَيَةَ مُلْكِهِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ التَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِمَّا تَرَكَ اَلُ مُوسَى وَاَلُ هَارُونَ تَحْمِلُهُ الْمَلَئِكَةُ اِنَّ فِى ذَلِكَ لاَيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ

“Tâlût, ordu ile hareket edince, “Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka.” dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) “Bugün bizim Câlût’a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok.” dediler. Allah’a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: “Allah’ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Bakara, 2/248). Tâlût’un ölümünden sonra Hz. Dâvûd, İsrailoğullarının hükümdarı oldu.

وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُدَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَ وَكُنَّا فَاعِلِينَ

"... Dâvûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik. ” (Enbiya, 21/79)

وَعَلَّمْناَهُ صَنْعَةَ لَبُوسٍ لَكُمْ لِتُحْصِنَكُمْ مِنْ بَأْسِكُمْ فَهَلْ اَنْتُمْ شَاكِرُونَ

“Bir de Davud’a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?” (Enbiya, 21/80)

وَلَقَدْ اَتَيْنَا دَاوُدَ مِنَّا فَضْلاً يَاجِبَالُ اَوِّبِى مَعَهُ وَالطَّيْرَ وَاَلَنَّا لَهُ الْحَدِيدَ

“Andolsun, Davud’a tarafımızdan bir lütuf verdik. ‘Ey dağlar! ‘Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin,’ dedik. Demiri ona yumuşattık.” (Sebe, 34/10)

اَنِ اعْمَلْ سَابِغَاتٍ وَقَدِّرْ فِى السَّرْدِ وَاعْمَلُوا صَالِحًا اِنِّى بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

“Ve ‘Boy boy zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur. (Ey müminler!) salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm’ diye vahyettik.” (Sebe, 34/11)

Yukarıdaki ayetlerde belirtildiğine göre Allahu Teâlâ, mucize olarak dağları, taşları, kuşları O’nun emrine vermişti. Sesi çok güzel ve tesirliydi. Yanık sesiyle Zebur’u okumaya başlayınca, kuşlar havadan ağaçlara iner, hep birlikte okunan Zebur’u tekrar ederlerdi. Allah, Hz. Davud’a demiri ateşe sokmadan ve dövmeden istediği şekli verebilme mucizesi verdi. Demirden zırh yapar, elinin emeğiyle geçinir, devlet hazinesinden bir şey almazdı. Yırtıcı hayvanlar, Hz. Davud’un huzuruna gelip, ona tam bir bağlılıkla hizmet ederlerdi (D.İ.A, Dâvûd Mad. İX/2223).

Konu başında yer verdiğimiz ayette Hz. Davud’a الْحِكْمَةَ “hikmet” ve وَفَصْلَ الْخِطَابِ “fasle’lhitap” verildiği belirtilmektedir. الْحِكْمَةَ “Hikmet”, ilim ve peygamberlik gibi manalara gelir. Böylece o, hikmet ile Allah’a nasıl kul olacağını bilmiş, hayatı nasıl değerlendireceğini öğrenmiş, idareciliği en üst seviyede icra etmiştir.

Ayetin sonunda yer alan وَفَصْلَ الْخِطَابِ “Fasle’lhitap” ise, bitirici, ayırıcı, halledici, hallü fasl edici bir söz özelliği, bir hitap imkânı anlamlarına gelmektedir. Rabbimiz ona büyük bir söz belâgatı ve fesâhatı vermişti. O konuştu mu her şeyi ayan beyan eder, her şeyi çözüme kavuştururdu. Sözü, hükmü çok net ve açıktı.

Hz. Dâvûd, çok ağlar, çok ibadet ederdi. Gündüzü oruçla, geceyi namaz kılarak ibadetle geçirirdi. Gecenin ancak üçte bir kısmında uyurdu. Bir gün oruç tutar, öbür gün tutmazdı.

Resûlullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur:

أَحَبُّ الصِّيَامِ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ صِيَامُ دَاوُدَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ كَانَ يَصُومُ يَوْمًا وَيُفْطِرُ يَوْمًا وَأَحَبُّ الصَّلاَةِ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ صَلاَةُ دَاوُدَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ كَانَ يَنَامُ نِصْفَ اللَّيْلِ وَيَقُومُ ثُلُثَهُ وَيَنَامُ سُدُسَهُ

(Allah’a oruçların en sevimlisi Dâvûd (aleyhisselâm)’ın orucudur o bir gün oruç tutar bir gün iftar ederdi. Yine Allah yanında namazların en makbulü Dâvûd’un namazıdır; O, gecenin yarısına kadar uyur, gecenin üçte birinde namaz kılar ve altıda birinde tekrar uyurdu.) (Müslim, “Siyam", 183; Nesâî, “Siyam", 69)

Buraya kadar Hz. Davud’dan bahsedilen ayetlere ve tarihî bilgilere kısaca yer verdik. Elbette Kur’an’da zikredilen peygamberlerin hayatları, sadece geçmişten bahseden tarihî kıssalar olmayıp, bizim ders ve ibret almamız içindir.

Buna göre Allah’a gönülden bağlı olmamız ve O’na kulluktan asla vazgeçmememiz gerekir. Her zaman adalet ve hakkaniyet ölçülerine göre hareket etmeliyiz. Sahip olduğumuz servet ve makamlar bizi asla şımartmamalı, bozgunculuğa ve fesada sevk etmemeli. Öyleyse imanımızın birer yansıması olan ibadetlerimizi mutlaka yapalım. Allah’a olan hamd ve şükrümüzü daima yerine getirelim.

 

Dr. Zafer KOÇ

YAZAR: Kadir Hatipoglu - Ocak 10 2021 07:15:43 · Adobe Reader Belgesi · Microsoft Word Belgesi · Yazdır
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Hediyen Dünyanın En Güzel Hediyesi Olsun
Haftanın Hutbesi
10.06.2022 Bir Yuva Kuralım
03.06.2022 Çevreye Vefa Müminin Şiarıdır
27.05.2022 Allah’ın Kitabına Ve Peygamberinin Sünnetine Bağlılık
20.05.2022 Dijital Dünyada Değerleriyle Aile Olmak
13.05.2022 İş Ve Çalışma Ahlakı
06.05.2022 Şükür Sana Ey Şekûr
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Cüz Cüz Kur’an Özeti
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Kuduri Tercümesi
Nûru'l-îzâh Tercümesi
Büyük Şafi Fıkhı
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazüs Salihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Uydurma Hadisler
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum -
Sayfa oluşturulma süresi: 0.04 saniye 12,045,073 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2022