Vaaz Kategorileri
İman Konuları
İbadet Konuları
Sosyal Konular
Ramazan Vaazları
Dini Günler ve Geceler
DİB Örnek Vaazları
Genel Konular
islam ve Aile
Görev,Sorumluluk Ve Ahlak
Mevlid-i Nebi Vaazları
Ana Menü
Çocuklar İçin
Kura'an Öğreniyorm
Dinimi Öğreniyorum
Dini Bilgiler
Oyunlar
Ansiklopedi ve sözlük
Osmanlıca Sözlük
İslam Ansiklopedisi
Dini Sözlük
Dini Terimler
Küçük Lügat
Üye Adı
Parola

Şifremi unuttum - Üye Ol
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Çocuklara Kur’an eğitimi ve yaz Kur’an Kursları

                                        Vaaz Resimleri: w.jpg

       Kur'an'ın önsözü durumundaki Fâtiha'dan sonra, Kitab’ı ilk açan okuyucu için;

ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقِينَ

        "Bu Kitap kendisinde şek ve şüphe bulunmayan bir Kitaptır. Muttakiler için rehber-kılavuz (huden)dur." (2/Bakara, 2) açıklaması yapılarak okuyucunun Kitap hakkında endişe etmemesi gerektiği âdeta teyid edilmiştir. Lâ raybe fih denilerek Kitabın varlığı; Huden denilerek de kitabın ne amaçla gönderildiği anlatılmaktadır. Böylece Kitabı eline alan mü'min, Allah'tan olduğu kesin olan Bu Kitab'ı rehber-kılavuz edinerek yolunu bulabilecektir.

     O, hak ile batılı ayırt eden bir söz, Allah’ın sımsıkı sarılması lazım gelen sağlam ipidir. Allah Teâlâ, onu dertler için deva, kalplerin pasını silmek için cila, ders almak isteyenler için öğüt, hak dava için hidayet rehberi, abidler için feyz kaynağı kılmıştır. Kalplerin hayırlısı, onu hıfzeden dillerin hayırlısı onu okuyan evlerin hayırlısı ona mekan olandır. O, Allah’ın inzal buyurduğu kitapların en büyüğü, benzeri bulunmayan bir nur, nefslerin şifa, kalblerin inşirak buyurduğu açık bir bürhandır.

        Müslüman Kur’an’a bağlı olarak yaşar. Gönlü, kişiliği onun ikliminden neşvü nemâ bulur. Kur’an bizlere Rabbimizden uzanan bir iptir. O’na sarılan kurtuluşu bulur. Kur’an sırat-ı müstakimin işaret çizgilerini belirler.

      Kur’an gönül evimizin ışığıdır. Kalbimizin mimarıdır. Kalb onunla imar olur. Zira Resulullah . إنَّ الَّذِى لَيْسَ في جَوْفِهِ شَىْءٌ مِنْ القُرآنِ كَالْبَيْتَ الخَرِبِ

 "Hâfızasında Kur'ân'dan  hiçbir ezber bulunmayan kişi harab olmuş bir ev gibidir”

       Mü’minlerin yuvası, onunla nurlanmıştır. Evlerimizin kandilidir, ruhudur, direğidir. Kur’an bizlerin vazgeçilmez hayat iksiridir.

       Kur’an’la tanışan gönüller huzur bulur. Kur’an’ın Kılavuzluğuna mahkûm olanlar yollarını hiçbir zaman şaşırmazlar.

      Bir mü’minin Kur’an’dan ayrı düşünülmesi imkânsızdır. Bir mü’minin Kur’an’dan ayrı kalması Rabbi ile olan iletişimini kaybetmesi anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim’in devre dışı bırakılması demek; insanın kendi var oluş sebebini iptal etmek anlamına gelir ki, bu insan için muhaldir. İnsanın Rabbi ile olan hukukunu bitirmeye kalkışması akıl alır bir davranış değildir.

       Eğer insan var olacaksa Rabbi ile, yani O’nun gönderdiği mesaj ile -Kur’an ile- Onun insanın önüne koyduğu önder, Hz. Muhammed (s.a.v.) ile var olacaktır.

       İlk Müslümanlar Mekke günlerinde gönüllerini Kur’an suyuyla yıkadılar. Evlerini Kur’an’la dirilttiler. Mekke’nin o zulmet kokan karanlığını Kur’an’ın nuruyla aştılar. Ömer b. Hattab Allah Resûlünü öldürmeye giderken Kur’an la dirildi, eniştesinin evinde.

       Mekke’nin puta tapıcıları “Onu dinlemeyin” derlerdi yandaşlarına ve kalplerine ama kendilerini Kur’an dinlemekten alıkoyamazlardı. Çünkü Kur’an’a direnmek zordu. Mekke’nin mazlum evlerinde okunan Kur’an daha sonra bütün çağların diline ulaştı. Çağları ve kavimleri kendi ölçüleriyle eğitti.

        Afrika’nın ekmek bulamayan, çarık bulamayan çocukları Kur’an-ı Kerim’le buluştular. Azerbaycan’da, Kırım’da, Bulgaristan’da, Arnavutluk’ta, Kazakistan’da, Dağıstan’da, Sovyet hakimiyeti altındaki tüm yurtlarda çocuklar Kur’an açlığı ile sarıldılar Allah’ın kitabına. Şu an çok geniş bir coğrafyada yeniden Kur’an, insan buluşması yaşanıyor.

       Bizim insanımız zor zamanlarda dahi çocuklarını Kur’an’sız bırakmamak için her türlü zorluğa katlandılar. Samanlıklarda Kur’an öğrettiler yavrularına. Dayağı, hapsi göze alarak. Çocuklarımız Kur’an’sız büyümesin diye çırpındılar. Kimde Kur’an’dan bir ışık parçası gördülerse onun dizinin dibine çökerek ondan Kur’an yudumlamaya başladılar. Allah Rasulü buyurmuyor muydu:?

خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلّمَ الْقُرآنَ وَعَلَّمَهُ

 “Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğreteninizdir.”

        Onlar “En hayırlılar”  olmak için her türlü fedakarlığı göze aldılar. Bin bir güçlükle hazırlayabildikleri Kur’an öğrenme ortamını zaman zaman yapılan baskınlarla, hocalarının gözlerinin önünden alınıp götürülmesiyle kaybetseler dahi. Kur’an öğrenme sevdası onlarda hiçbir zaman azalmadı. Unuttular Elif-Ba’yı sonra yine başladılar okumaya.

Muhterem müminler

       Hem kendi kişiliğimiz hem de eğitimden sorumlu olduğumuz şahısların kişiliği açısından Kur’an’la bağlantıyı diri tutmak her birimizin en temel hassasiyet konumuz olmalıdır.

Onun için Kur’an’ı gör, onunla ilişkini diri tut, ona sahip ol, onu çocuklarında geleceğe taşı, yaşat, çoğalt, hem kendi hayatını, hem aileni Kur’an’la buluştur...

     İşte bunun için yaz tatilleri çocuklarımız için büyük bir fırsattır. Kısaca “Yaz Eğitimi” diye isimlendirebileceğimiz bu çalışmalarla yavrularımıza sadece Kur’an eğitimini değil, bunun yanında temel İslamî bilgileri, İslam tarihini, ahlak, siyer, tefsir, hadis v.b. konularda da pek çok bilgiyi çocuklarımıza kazandırabiliriz.

       Camilerimizde yaz aylarında başlatılan Kur’an-ı Kerim okuma seferberli bu açıdan çok önemlidir. Çocuğunun İslamî bir kimlikle yetişmesini arzu eden her veli, bu konuda mahallesinin imamı ile diyaloga geçmeli ve camilerimizi çocuklarımızın coşkusuyla koştukları bir eğitim yuvası haline getirilmesi için gerekli yardımları ve çalışmalarıyla cami görevlisine yardımcı olmalıdır.

      İnsanlar için Kur’an eğitimi, ne zamana kadardır?

        Bizce bu eğitim, ölünceye kadar olmalıdır. Kur’an eğitimi sadece okul tatilinde bir kaç çocuğun camilere giderek, eğitim yapmaları iyi olmakla beraber yeterli değildir.

      Tüm bunlardan dolayıdır ki bir insanın müslümanım dedikten sonra müslümanca düşünüp, yaşayabilmesi için Allah'ın emir ve nehiylerini, O'nun Kitabı Kur'an'dan öğrenmesi gerekmektedir. Kur' an öğrenilmeli ve bu öğrenim kısa zamanda da yaşantıya geçirilmelidir. Öğrenmek ve yaşamak bir düzendir ve bir eğitim metodudur.
         Özellikle Kur'an eğitimi; çocuklarda, çocukların yaş dönemleri dikkate alınarak ve sevdirilerek başlatılmalıdır. Zihinlerinin dünyevi mantıklarla kirletilerek Allah'a kul olmanın önüne geçmesi engellenmeye çalışılmalıdır. Bu çalışmaya, istinasız her Müslüman anne ve babanın zaman geçirmeden, geç kaldık diye düşünmeden, doğru ve anlaşılabilir bir yöntemle çocuklarına Kur'an'ı anlatmaya, öğretmeye, sevdirmeye başlaması gerekmektedir.
        Neslimizi, Kur'an'la tanıştırmak, konuşturmak, buluşturmak ve kaynaştırmak hepimizin temel görevidir. Kur'an'ı öğrenmek, bilmek, okumak ve sevmek her Müslüman çocuğun ve gencin vazgeçilmez hakkıdır.
          Kur' an'ı Kerim, çocuklara öncelikli olarak verilmesi gereken temel eğitim prensiplerini Lokman (a.s.)'ın zatında şöyle açıklamaktadır.:

وَاِذْ قَالَ لُقْمَنُ لاِبْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَابُنَىَّ لاَ تُشْرِكْ بِاللهِ اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ

        "Lokman, oğluna öğüt vererek; yavrucuğum Allah'a ortak koşma! Doğrusu şirk büyük bir zulümdür, demişti"(31 lokman s./13).

      Bu ayete göre çocuğa ilk verilmesi ve öğretilmesi gereken terbiye, Allah'ın varlığını, birliğini ve ortağı olmadığını öğretmektir..

Kur'an'ı Çocuklara Öğretmede Ortaya Çıkan Engeller

        Kur'an'ın amacı, Yüce olan Allah'ın insanı kendi istekleri doğrultusunda şekillendirmek, yönlendirmektir. Yani Kur'an bir inşa düşüncesinin adıdır.
        Kur'an'ın hedefi, gönderildiği zamandaki toplumdan bu güne, bugünden geleceğe, tüm insanlık için hayatı tanımlayacak, inşa     edecek olan, Kur'an insanını oluşturmaktır. Bu ise insanı öğrenme ve yaşamada sorumlu kılar. Yani niçin yaratıldığını bilen ve bu bilmeye göre yaşayan insanı hayatı oluşturmaktır bu sorumluluğun merkezi. Bu sorumluluğu yerine getirmek çok da zor değildir. Çünkü insanın fıtratı Yüce Allah tarafından bu sorumluluğa uygun bir şekilde hazırlanmıştır. İnsana düşen ise, dünyada düşünüp, akledip, sağlam, karakterli, kişilikli bir şekilde Allah'a kul olarak hayat sürmektir.

Engellerimiz

        Kur'an, peygamberi vasıtasıyla oluşturduğu ilk öncü nesilde kendisinin gönderiliş amacına uygun bir yaşam modeli oluşturmuştur. Bugün ise hayatı şekillendiren düşünce Kur'an'î değildir. Daha çok bidat ve hurafelerle dolu geleneksel bir İslam anlayışı ya da hayatım tüm zerrelerine kadar sızmış dünyevileşme, batılılaşma Kur'an'î yaşamın yerini almıştır.
        Genel olarak Kur'an'ın indiriliş amacı kavranılamadığından, Kur' an'a yaklaşımlarda çok anlamsız ve tehlikeli haller içeriyor.

لِيُنْذِرَ مَنْ كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِرِينَ

       “Bu Kur’ân ancak aklı, fikri, duygusu, diri; kalbinde hayat ışığı olanları u-yarmak ve Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin üzerine de azapla ilgili sözün hak olduğunu bildirmek üzere indirilmiştir”

Kur'an, insan için, insanın inanma ve yaşama ilkeleri için diri olan insanlara (yasin 36/70) gönderilmiş bir kitabtır.
    Bu gün, geleneksel anlayışta, yüzünden okuyarak sevap kazanılan, ölüm anlarında kullanılan ve belli zaman ve zeminlere hapsedilmiş bir kitaptır Kur'an. Kur'an'a saygı gösterirken saygısızlığa itilir insanlar. Onunla korunmakهُدًى لِلْمُتَّقِينَ  (Bakara 2/2), onunla aydınlığa çıkma

يَهْدِى بِهِ اللهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلاَمِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى

 النُّورِ بِاِذْنِهِ وَيَهْدِيهِمْ اِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ

“Ki onunla, Allah kendi rızasını arayan herkese kurtuluşa götüren yollarını gösterir, rahmetiyle onları karanlığın derinliklerinden aydınlığa çıkarır ve dos-doğru bir yola yöneltir”

(Maide 5/16), hakkı batıldan ayırmak
تَبَارَكَ الَّذِى نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا

“Bütün insanlığa bir uyarı olsun diye, kuluna hakkı batıldan ayırt edici ve fark ettirici bir ölçü olarak Kur’ân’ı indiren Allah yücelerin yücesidir” (Furkan 25/1),

 İnsanlara öğüt vermekوَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَذَا الْقُرْاَنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ  İşte biz bu Kur’ân’da üzerinde düşünsünler diye, insanların önüne her çeşit örnek getirmekteyiz” (Zümer 39/27) yerمُine onu duvarların, rafların üst kısımlarına koyup ondan uzaklaşmak temel şiar olmuştur.

Muhterem kardeşlerim

       İnsan, her hâlükârda hayatını garantiye almak, huzurlu bir şekilde yaşamak yolunda plânlar yapar. Ancak zaman zaman yanlış tespitlerle tedbir yerine tehlikeye sarılır da farkında olmaz. Bu sebeple yüce Allah, insanoğlunu îkaz eder:

وَلاَ تُلْقُوا بِاَيْدِيكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِ وَاَحْسِنُوا اِنَّ اللهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ

“(Dünyaya dalıp da âhireti bir tarafa bırakarak) kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın!”

Bakara  2/195)

       Bu ilâhî îkazı, zamanımızda bir de Kur’ân-ı Kerîm öğretim ve eğitimi hakkında bilhassa değerlendirmek lâzım. Çünkü bazıları, Kur’ân eğitmine ayrılacak bir yıllık zamanı, sudan bahanelerle kayıp bir zaman parçası olarak değerlendirebiliyor. Ya da geçiştirici tutarsız yaklaşımlarla başka şeyleri daha değerli olarak görüyor. Hayatî meseleler, sadece maddî ve sadece dünyaya ait olarak düşünülüyor. Oysa bu, bir sonsuzluk yolcusu olan insan için en büyük tehlikedir. Bütün hazırlıkları mola yerine göre yapmak, son gidilecek yere eli dolu gidememek, ne kadar doğru bir davranıştır? Bilhassa yüce yaratıcının bizlere iki dünyayı da kazandıracak olan yüce kitabını tam ve doğru olarak gönlümüze ve dimağlarımıza yerleştirememek, bir ömürlük değil, sonsuz bir kayıp demektir.

         Unutmamalıdır ki Kur’ân, bizi sonsuzluğa ve Allâh’a bahtiyar olarak kavuşturacak olan en temel adımdır. Kur’ân’ı öğrenmek ve kavramakla geçen aylar ve yıllar, hayatımızın en verimli ve en kârlı anlarıdır. Çünkü bu anlar, insan hayatının bütün bir ömrüne ve hatta ölüm sonrasına da her yönüyle tesir eder. Elimizdeki bütün yılların olumlu veya olumsuz olarak şekillenmesinde son derece önemli rol oynar. İnsan ömrünün aslâ bitmeyen yegâne sermayesi budur. Bu sermayeden mahrumiyet ise, bütün bir nesli çorak ve güçsüz hâle dönüştürür. Bu hususta, yüzyıllardır bizi Anadolu topraklarından atmak isteyip de başarılı olamayan düşmanlarımızın: “Türklerin elinden Kur’ân’ı almadıkça başarılı olamayız!” demelerinin sebebini derinden düşünmek lâzım…

         Gelin, bu yıl; neslimize, hem vatanımıza ve bayrağımıza sahip çıkacak güç, hem de sonsuzluk yolunda ömürler ve cennetler kazandıracak bir Kur’ân eğitimi seferberliği başlatalım! Bize bin bir yıl verecek olan bir yılı Kur’ân’a ayıralım

 

 

 

Kaynaklar

1-      Ömer Çavuşoğlu  EĞİTİM  isimli makalesi

2-      Kerim Buladı; "Kuranla Tanış(tır)mak"; Umran Temmuz 2003, s.55

3-      Abdullah Güzel Kur’an Eğitimi

4-      Murat Kirişçi Çocuklara Kur’an eğitimi ve yaz mektepleri  İsimli makalesi

YAZAR: Kadir Hatipoglu - Haziran 13 2019 00:00:00 · Adobe Reader Belgesi · Microsoft Word Belgesi · Yazdır
Önceki Vaaz Sonraki Vaaz
Online Bağış
Kur'an-ı Kerim Dinle
DİB Kur'an Portalı
Ramazan Pakdil Sureler
Bünyamin Topçuoğlu
Bünyamin T.oğlu Aşirler
İlhan Tok Hatim
Abdussamed Hatim
Abdul Rahman Al Sudais
Ahmed Al Ajmi Hatim
F.Çollak Görüntülü Hatim
İshak Daniş Hatim
5 Hafız OK takipli Hatim
Mehmet Emin Ay Hatim
İsmail Biçer Ok Takipli
İsmail Biçer Aşr-ı Şerifler
114 Sure 114 Hafız
M.Nebevi İmamları
K. İmami Shuraym Hatim
S.Hafızlar Görüntülü
Kur'an International
Tefsir
Tefsir Külliyatı
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
Fizilali Kur'an
DİB Kuran Meali
Kur'an-ı Nasıl Anlayalım
Fıkıh
K.İslam Fıkhı
R. Muhtar-İbn-i Abidin
Gurer Ve Dürer
Mülteka El Ebhur
Mezhepler Arası Farklar
Detaylarıyla Namaz
Hadis
Kütübüs-Sitte
Sahihi Buhari
Riyazuzsalihin
Ellü'lüü vel-Mercan
Hadis El Kitabı
40 Hadis ve izahı
Dini Kitaplar
P.Hayatı Salih Suruç
Kur'an ve Bilim
Günümüzde İslam
Kıssadan Hisse
Ehli Sünnet Yolu
İslam Tasavvufu
En Güzel Örnek
Gıybet Hastalığı
Adım Adım Kurtuluş
Mesneviden Öyküler
Sayfa oluşturulma süresi: 0.03 saniye 7,956,049 Tekil Ziyaretçi
Copyright © 2012 islamda Hayat
Sitemizdeki Vaaz, Hutbe ve Yazılar kaynak göstermek şartı önceden izin Almadan Ticari Amaçlar Dışında Kullanmak Serbestir.

Tüm Bilgiler Ümmete Vakıftır copyright © 2002 - 2019